PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK MERKEZLERİ
Randevu : 0532 158 35 55

Site Haritası
Takvim
Çocuk Psikologları

Cinsel Terapistler, 0533 3738123

Uzman Klinik Psikolog Gülten Demirdöven, 05447243650

Çocuk Psikoloğu,0505-7675885

E-mail ile Psikolojik Destek

Terapi Merkezleri,0216-3476003

Terapiler Sitesi

Pedegog Çocuk Gelişim Uzmanı Ergen Psikoloğu Aile Psikologları

pedagog pedagoglar pedegog çocuk pedagogu pedagoji psikiyatri psikiyatri doktorları bebek psikolojisi psikiyatr cocuk gelisimi online psikolog istanbul psikolog psikolog kadıköy psikolog bakırköy psikolog acıbadem psikolog mecidiyeköy psikolog ümraniye psikolog bağdat caddesi mecidiyeköy psikolog şişli psikologpsikolog  taksimpsikolog beylikdüzü psikolog avcılar psikolog gaziosmanpaşa psikolog fatih tuzla psikologataşehir psikologuzman psikologpedagog psikologdr psikologpsikolog drpsikolog doktorpsikolog telpsikolog randevupedagog telefonpsikolog telefonpsikolog terapiklinik psikologmaltepe psikologçamlıca psikologüsküdar psikolog

Aile,İlişki ve Evlilik Danışmanı 0533 373 81 23
danisman724@hotmail.com
İNSAN HAYATINDA UÇAK YOLCULUĞUNUN ÖNEMİ
21/06/2019

İNSAN HAYATINDA UÇAK YOLCULUĞU’ NUN ÖNEMİ

Hepimiz kuşlar gibi özgürce uçmak isteriz değil mi?

Hepinizin evet dediğini duyar gibiyim. Ama bazı insanların önündeki engel uçak korkusu veya uçuş fobisidir. Peki ya uçuş fobisi Nedir? uçuş fobisi:uçak yolculuğu esnasında ortaya çıkan şiddetli korku tablosunu ifade eder. İstatistikler, her sekiz işadamından birinin ticari görüşmelerini uçak yolculuğu yapmaktan kaçındığı için iptal ettiğini, ortalama olarak %10'luk bir nüfus diliminin uçmaktan aşırı korktuğu için uçağa binmeyi tümüyle reddettiğini ve %25'lik bir dilimin de ancak alkol ya da ilaç alarak uçakla seyahat edebildiğini göstermektedir. Duyulan korku sadece uçmakla alakalı değildir. Kişinin uçakla seyahat etmesi gerektiğini anladığı andan başlayan ve devamında bilet alması, bagajlarını hazırlaması, havalimanına gitmesi, bilet ve pasaport kontrol sıralarında beklemesi gibi süreçleri içeren bir korku söz konusudur. Doğal olarak, bu düzeydeki bir kaygı, uçmayı keyif verici bir eylem yerine işkence haline getirmektedir.

Pek çok araştırma ortaya koymaktadır ki, bilet iptallerinin çoğu havayolu şirketlerine danışılabilecek uçuş emniyeti ilgili sorulardan ziyade kişisel korkular ya da hissedilen panik ataklarla ilgilidir. Oysa, kaza ölüm oranları incelendiğinde, en düşük kayıp oranın havayolu ile seyahate ait olduğu görülür (milyonda 0.03). Bu oran, havayolu ile seyahatin araba ile seyahatten 29 kez, evde kalmaktan 18 kez, işte bulunmaktan 10 kez, caddede yürümekten 8 kez, bir yakınınız tarafından öldürülme olasılığınızdan 6 kez ve trenle seyahat etmekten 4 kez daha güvenli olduğunu ifade etmektedir (Ulusal Ulaşım İstatistikleri Raporu, 1985). Bir başka ifadeyle, kurtuluşunuzun mümkün olmadığı bir uçak kazasına uğrama riskiniz her gün trafikte böylesine ciddi bir kazadan sağ çıkamama oranınızla benzerdir.

Yine de, her uçak yolculuğunda panik atak belirtileri yakanıza yapışabilir. Nedir bu atakların belirtileri derseniz, sık ve kesik nefes alıp verme, kalp atışlarında hissedilen düzensizlik, mide bulantısı, aşırı terleme, aşırı korku ve başınıza bir felaketin geleceği, bayılıp kalacağınız ya da öleceğiniz gibi düşünceleri zihninizden uzaklaştıramama v.b. başlıca belirtiler olarak sayılabilir.

Uçuş Fobisinin Kaynağı Nedir?

Her fobi, gerçekte insan canlısını hayatta tutan içgüdüsel korkuların artmış halini ifade eder. Psikolojinin üstatlarından Seligman, bu veriden hareketle şu ilginç noktalara dikkati çeker: Muhtemelen, içimizde kimse, koyun, telefon, buzdolabı, bilgisayar fobisi gibi tanımlamalar işitmemiştir. Ancak, kan, kedi-köpek, uçak, kapalı alan, yükseklik ve benzeri fobiler ile pek çoğumuz yüz yüze gelmiş, hatta bunlardan bizzat muzdarip olup tedavi çaresi aramışızdır. Yüzyıllardır bizimle yaşayan koyun canlısının bizler için tehdit edici olmayıp da, mesela kedilerin bazılarımız tarafından hala tehditkar olarak algılanması psikoloji bilimi açısından oldukça anlaşılabilir bir haldir. Bir başka örnekle, bilgisayarın, televizyonun içine elimizi sokarak hiç bir uzmanlığı olamayan amatör tamirciler olmaya çabalamamız çok tehlikeli olmakla birlikte, elektrik çarpması tehdidine boş verebilmekteyiz. Hatta, salt bu boş vermişlikten ötürü elektrik akımına hafifçe kapıldığımız anlar dahi olmuştur. Buna rağmen, çevremizde elektrik fobisi olan kimse duymayız. Ama boyları bir kaç milimetreyi geçmeyen ve onların bizim için değil, aslında bizim onlar için tehdit unsuru olduğumuz böceklere karşı son derece fobik davranışlar sergileyebilmekteyiz. Seligman, bu hali biyolojik yatkınlık ile açıklar. Atalarımızın varlığını tehdit eden her unsur (mesela, zehirli canlılar, doğal felaketler v.b.) halen bizlerin de varlığını tehdit etmektedir. O halde, alt beynimizin salt bizleri kollamak amacıyla aşırı uyarılması, fobileri bizlere armağan etmesi de anlaşılabilir bir işleyiş şeklidir. Evet, öğrenen organizmalarız. Ancak, sinir sistemimiz olumsuzu olumludan çok daha hızlı kaydetmektedir. Niçin? Çünkü, olumlu yaşam olayları varlığımızı tehdit etmez. Mutlu bir doğum günü anısını tüm detaylarıyla hatırlamasak da, zarar görmeyiz. Ama çantamızı çalmaya çalışan bir kapkaç zanlısının bize yaşattığı felaket anını bir ömür boyu zihnimizden silemeyebiliriz. Çünkü, ani ve şiddetli bir ölüm tehdidi karşısında çaresiz kalmışızdır. İşte, fobiler, tıpkı bu örnekte olduğu gibi gelişir. Yakın aile üyelerini taklit ederek yeni davranışlar kazanan çocuk, onlarda gözlemlediği korku tutumlarını da öğrenir. Ya da uçak kazalarına dair bir belgesel izleyen bir yetişkin yolcuların yaşadığı dehşet, karmaşa, korku ve çaresizlik anlarını gördüğünde, hızla uçak fobisi edinebilir. Çünkü, intiharlar ve gönüllü ölüm (birini veya bir değeri savunmak için ölmeyi seçmek) dışında, hiç bir halde ölüme karşı sakin ve istekli değilizdir. Ölüm endişesini deneyimlediğimiz her dakika beynimize kazınır adeta. O yüzden fobilerin edinilmesi kolay, bırakılması güçtür. Ve yine o yüzden, her fobinin edinim sürecinde çoğu kez tek tekrar, o olumsuz davranışı öğrenmemiz için yeterli olmaktadır. Yaşantılanan korku ne kadar şiddetli yani bir başka ifadeyle, algılanan ölüm tehdidi ne kadar yüksek ve içinde bulunulan durumu kavrama-başetme becerileri ne kadar düşük ise fobik davranış da o kadar şiddetlenir. O halde bir kere yerleştikten sonra terkedilmesi çok çaba gerektiren tüm nörotik davranışlarda olduğu gibi, fobilerde de öncelikle fobik davranışın nesnesi hakkında sağlıklı bilgi edinmek gerekmektedir. Bir diğer önemli nokta da, yaşamın sonluluğu hakkında varoluşumuzla süreğen bir kavgaya tutuşmak yerine kabul olgunluğu yolunda çaba sarf etmek olsa gerek. Bu çabadır ki, var oluşumuzun biricik anlamını para, ölümsüzlük, mal varlığı, süreğen mutluluk ve her alanda mükemmeliyet gibi yaşamsal gerçekliğin naif dokusunu yok eden faktörlerden bizi kurtarabilir. Ve belki de, dostluk, amaçlılık, sevecenlik, sosyal bütünlük, evrensel değerler gibi çok daha insancıl öğelerle donatılmış keyifli bir hayata bizleri taşıyabilir. Yine de, uçuş fobisi salt olarak varoluş kaygılarımızı sorgulamakla dinmez.

Uçuş Fobisinde Tedavi Şekilleri Nelerdir?

 

1.            Psiko-Eğitim: Korku, kaygı ve fobi kavramları arasındaki farklar gözden geçirilir; uçuş korkusuna yol açan faktörler (kaza haberleri, beden duyumları, uçağın hareketleri, yüksekten korkma, evden uzak kalma v.b.) tartışılır; uçakların nasıl uçtuğu, sınıfları ve özellikleri hakkında bilgi verilir.

2.            Soluk Alıp-Verme Eğitimi: Hızlı ve kesik nefes alıp verme yerine, yavaş ve derin nefes alıp verme çalışılır. Kaygıyı tetikleyen faktörlerden biri de sık sık ve kesik kesik nefes alıp vermedir. Bu durumda beyne yeterince oksijen gitmediğinden kişi kendisini kötü hisseder ve kaygı düzeyi yükselir.

3.            Düşüncelerle Yüzleşme (Bilişsel Terapi): Tepkilerimizi oluşturan ana faktör olayların veya durumların kendisi değildir. Ana faktör, bu olayları nasıl yorumladığımız ya da onlara hangi anlamları yüklediğimiz ile ilgilidir. Bu atıflarımız aynı zamanda nasıl hissedeceğimizi de belirler. Yıkıcı açıklamalarımız bizi strese sokabilir. Oysa, bilişsel teknikler bizi bir bilim insanı gibi düşünmeye yönlendirebilir. Bir başka ifadeyle, yorumlarımızın doğruluğunu ya da yanlışlığını sınayabilir, karşılaştığımız durumlara dair alternatif açıklamalar üretebiliriz. Tedavide, uçuş felaket senaryolarına danışanı iten düşüncelerini tanıması, bunlara meydan okuması, bu düşünceler ile savaşabilmesi önemlidir. Terapist, kaygıyı azaltacak alternatif düşünceler üretebilme noktasında danışan için önemli bir rehberdir

4.            In Vitro (Deneysel Ortamda) Maruz Bırakma: Derecelendirilmiş, adım adım gelişen in vitro egzersizler bağlamında danışanı korktuğu durumla yüzleştirebilme önemli bir davranışçı terapi yöntemidir. Kişinin kaygı ya da korkusu dinene dek ilgili egzersizleri sürdürmesi önemlidir. Danışan, uçuşla ilgili en az korktuğunu belirttiği safhadan (mesela bavul hazırlama) en fazla korktuğunu belirttiği safhaya dek (mesela uçağa adım atma) bir dizi derecelendirilmiş egzersize bilgisayar simulasyonları ile maruz bırakılır. Örneğin,

 

Senaryo 1: Ev (evde bavul hazırlama)

 

Senaryo 2: Havalimanı (limanda biniş kartı kontrol sırasında bekleme, inen-kalkan uçakları izleme, seslerini duyma, diğer uçuşların anonslarını işitme)

 

Senaryo 3: Uçak (uçağa geçiş, küçük bir camdan dışarıyı izleme, motorların çalışması, kabin ekibinin uçuş talimatlarını bildirmesi, uçağın hareket etmesi, hızlanması, kalkışa geçmesi, farklı hava şartlarında uçuş, iniş ve bu süreçlerde beklenmeyen olay örnekleri)

 

Böyle bir tedavi modeli, geleneksel terapilerle karşılaştırıldığında, gerek danışan gerekse terapist açısından pek çok avantaj taşır. Her şeyden önce bilgisayar programları yardımıyla olası riskler, istemli ancak kişilere zarar vermeksizin ele alınabilir. Danışanın korunmuş ve yalıtılmış hissettiği terapistin güven dolu muayenehanesinden dışarı adım atmasını sağlayarak asıl dünyaya onu hazırlar. Bunu yaparken, danışanı gerçek ortama sokarak tedaviden kaçınmasına neden oluşturmadığı için çok daha etkilidir. Aynı egzersizleri, terapi merkezinden ayrılmaksızın bir ya da bir çok kez tekrar etme kolaylığı sağladığından tedavinin süresi kısalır ve tedavi giderleri azalır. Son olarak egzersizleri kişinin ana korkuları çerçevesinde ona uygun hazırlamak mümkündür. Akla en uzak senaryolar dahi programlanarak ele alınabilir. Bu ve benzeri durumları kontrollü bir ortamda tekrar tekrar yüzleşerek tanıyan bir danışanın korkusunu yenmesi, böyle bir yüzleşmeyi hayalinde dahi canlandırmaktan kaçınan uçuş fobili bir başka kimseye kıyasla çok daha mümkündür. Tıpkı, iyi bir cerrahın belki de bir zamanlar ilk otopsi dersinde bayılması gibi... Ya da köyünde traktörden öte taşıt görmeyen bir taksi şoförünün şehir trafiğine adım attığı zaman yaşadığı dehşet duygusu gibi... Veya bir evladın askerlik öncesi kışlada ne yapacağını bilememesi gibi..

 

Yaşam, cesurları sever ve güzel zamanları onlara sunar...

Ne dersiniz?

  

AİLE EVLİLİK ve ÇİFT DANIŞMANI Dr. EKREM ÇULFA 

 MYLİFE DANIŞMANLIK 05333738123

 



6 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Kötü Giden İlişkinizi Kurtarmanın Ve İyileştirmenin Yolları - 01/07/2019
Kötü Giden İlişkinizi Kurtarmanın Ve İyileştirmenin Yolları Öfke, düşmanlık, Uyumsuzluk, iletişimsizlik, kıskançlık, Güç Savaşları vb Sorunlarla başa çıkarak, ilişkinizi olumsuz etkileyen durgunluğunuzu üstünüzden atlatmaya,vb...
Hamilelik Dönemi ve Lohusalıkta Aldatılma korkusuyla nasıl baş etmek için 11 altın kural - 26/06/2019
Hamilelik Dönemi ve Lohusalıkta Aldatılma korkusuyla nasıl baş etmek için 11 altın kural Öncelikle sorunlarla önleyici bir şekilde baş etmek için sorun oluşmadan müdahalenin önemli olduğunu belirtmemde yarar var.
Ne Zaman ve Hangi Durumlarda Psikoterapist'e Gidilir? - 21/06/2019
Ne Zaman ve Hangi Durumlarda Psikoterapist'e Gidilir? Öncelikle şunu hatırlatmakta yarar var; Psikoterapi kelimesine günlük hayatta sıklıkla rastlıyoruz. Peki anlamını biliyor muyuz?
Çiftlerarası İlişkilerin 5 Türü - 31/05/2019
Çiftlerarası İlişkilerin 5 Türü Merhabalar... Her insan farklıdır ama insanların kurdukları ilişkiler belirli kalıplar içerisindedir.
ERGENLER İLE SAĞLIKLI İLETİŞİM ÖNERİLERİ - 26/05/2019
Ergenler İle Sağlıklı İletişim Önerileri 1. Karar alma ve uygulama aşamasında onun yerine kararlar almak yerine karar alma sürecinde ve uygulamada yardımcı olunmalı.
Ani duygu değişimleri yaşayanlar dikkat!!! Âni duygu değişimlerine neden olan Borderline Kişilik Boz - 26/05/2019
Ani duygu değişimlerine neden olan Borderline Kişilik Bozukluğu hastalığı ve tedavisi konusun
Günümüz koşullarında Aile Evlilik Çift Terapisi nedir? Hangi durumlarda aile evlilik çift danışmanla - 24/05/2019
Hemen belirtmek gerekirse; aile terapisi seansları ile daha sağlıklı ilişkiler kur
ERGEN PSİKOLOJİSİ ve EBEVEYNLERE ÖNERİLER - 24/05/2019
ERGEN PSİKOLOJİSİ ve EBEVEYNLERE ÖNERİLER Karar alma ve uygulama onun yerine kararlar almak yerine karar alma sürecinde ve uygulamada yardımcı olunmalı.
Otoriteye gücünü veren ve kuştan balığa kadar her canlının eğitiminin temelini oluşturan ödül ve cez - 19/05/2019
Otoriteye gücünü veren ve kuştan balığa kadar her canlının eğitiminin temelini oluşturan ödül ve ceza nasıl uygulanmalıdırlar? Ödül ve ceza nedir? Nasıl işe yararlar? Nasıl uygulanmalıdırlar?
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam19
Toplam Ziyaret265958
Köşe Yazıları
Aile Evlilik Çift Terapisti 0533 373 81 23
5 Yaş Çocuğu

Aile Evlilik Çift Terapisti Fulya Güner 05333738123
OKB’nin Nedenleri..

Aile ve Çift Danışmanı Psikolog Atakan Şahin 05057675885
Anksiyete ve baş etmenin yolları

aile ve çift danışmanı sinem sayışman 05057675885
METROPOLİTAN OKUL OLGUNLUK TESTİ

Avukat yasin gedikli 0505 767 5885
BAŞARI ÖYKÜMÜZ

BARIŞ YILMAZ
- ANLAŞILMAK İSTEYEN KADIN NE YAPMALI –

Dr. Mehmet A. Eroğlu Yaşam-Eğitim Koçu 0544 7243650
İkigai

evlilik cinsel terapist nesrin örek 05057675885
Cinsel isteksizlik nasıl ele alınmalı ve tedavi edilmelir?

İSTANBUL YAŞAM KOÇU YÜKSEL KÖKSAL05354336620
BERTRAND RUSSELL’IN ‘MUTLU OLMA SANATI’ İSİMLİ KİTABINDAN ÇIKARILACAK 6 DERS

istanbul yaşam koçu 05321583555
KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANET

Kişisel gelişim testleri 0505 767 5885
- Başkalarıyla Yaşayabilme Testi -

Psikolog Nagehan Erçakar
PSİKOLOG VE PSİKİYATRİST KİMDİR?

Psikolog Buse Yeğin
YEME BOZUKLUĞU NEDİR?

Psikolog Hulya Aydoğan 0532 158 35 55
NARSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Psikolog Pedagog Aile Evlilik ve çift terapisi
Dr. Psk. Aile Evlilik Çift Danışmanı Ekrem ÇULFA hakkında yazılan yorum, tavsiye, öneri ve faydalar

Sosyolog Merve Ege tel 0505 767 5885
İntihar

Uzman Klinik Psikolog Şakir ERNAS
Kendi Varlığını Duyurma Haykırışı: Saldırganlık ve Kızgınlık

Uzman Psikolog Gülşah Babaoğlu
Profesyonel yardım alanların ve bu desteği veren Çocuk Ergen Psikologu, Çocuk Ergen Pedagogu 3

Uzman Psikolog Hakan ÖZBAYİS-0533 373 8123
PSİKOTERAPİ NEDİR?

Uzman Psikolog Çağla Tekeli
Bağlanma Korkusu

Yasam Koçu Öğrenci Koçu istanbulda Ayşim Çulfa
Ebeveynler Çocuklarının Karne Notları İle ilgili Nasıl Bir Tutum İçinde Olmalılar?

YAŞAM AİLE KOÇU DİLRUBA GÜNDÜZ 05301642034
BEN DEĞİL BİZ OLABİLMEK

YAŞAM KOÇU ÖĞRENCİ KOÇU SİNAN SEYFİ YETKİNER
STRES YÖNETİMİ

Uzman Klinik Psikolog Gülten Demirdöven 0216-3476003
BOŞANMALAR ÇOCUKLARI NASIL ETKİLİYOR?

Uzman Klinik Psikolog Pedagog Gülten Demirdöven Kadıköy 0544-7243650
BAZI İNSANLAR NEDEN YALAN SÖYLERLER?-2

Psikolog Esra Gökcen 0533-3738123
YAŞAM KOÇUNA GİTMENİN FAYDALARI

Aile,İlişki ve Evlilik Danışmanı 0533 373 81 23
Kötü Giden İlişkinizi Kurtarmanın Ve İyileştirmenin Yolları

Nesrin Örek Aile,Çift,İlişki ve Bireysel Danışmanlık
Çocuklarda Davranım Bozuklukları

Hipnoz Eğitimi 0544-7243650
HİPNOZ EĞİTİMİ SEMİNERLERİ

Psikolog Didem Pedagog İstanbul
BEBEK VE MÜZİK

Pedagog Barış Çakır (Çocuk Psikoloğu)
SINAV KAYGISI İLE BAŞETME KONUSUNDA BAZI ÖNERİLER

Misafir Kalemler
Erkekler Her Zaman Cinselliğe Hazır mıdır?

Öğrenci Koçları,05447243650

Psikiyatriste Danışın,0505-7675885

Psikolojik Danışmanlar Sitesi

Psikologlar Sitesi, 05447243650

Yaşam Koçları,05333738123

Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 32° 23°
Saat
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.62765.6502
Euro6.32966.3550